Şükrü DEMİR/ ÖZEL HABER

Gündemde olan Gömeç Belediyesinin kanunsuz bir şekilde “tescilli Osmanlı Mezarlığı” olan Yaya mahallesi mezarlığını otogara çevirmek için aldığı kararın daha önce “yok hükmünde” olduğunu belgeleriyle bu sütunlarda belirtmiştik.

Bu tarihi yerin bir kamu kurumu eliyle yok edilmeye çalışılması ve bu bağlamda mezarlıkta bulunan ağaçların kesilmesi yoluyla zincirleme suç işleme fiilinin gerçekleştirildiği Gömeç Belediyesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin bu hatadan biran önce dönmesi gerekmektedir.

GEZİ’DEKİ AĞAÇLARLA BURADAKİ AĞAÇLAR ARAFINDA FARK NE?

İşlenen suçun kanun maddelerini hatırlatmaktan önce CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 28 Ağustos 2024 tarihinde Gömeç Belediye Binası bahçesinde yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

“Özgür Özel, Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman başta olmak üzere Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala ve Can Atalay'ın her daim yanında olduklarını belirtti.

O dönem yaşananlara değinen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

"Orada bizim yerimizde yatıyorlar. Neden bizim yerimize yatıyorlar? O günlerde ağaçlar kesiliyordu. 'Ağaçlar kesilmesin' dediler. Atatürk Kültür Merkezini yıkıp AVM yapacaklardı. 'Bu olmasın' dediler. Gaz fişeğiyle kör ediyorlardı gençleri. 'Bunu yapmayın' dediler. Bu arkadaşlar gidip 'Cumhurbaşkanı istifa etsin, Başbakan yurda dönmesin, Bakanlar Kurulu görevi bize devretsin' demediler. Bunu deseler darbe girişimi olurdu ama onlar 'ağaç, kent, çevre' dediler. Hangimiz olsak onu söylerdik. Her birimiz onu söyledik. Şunu bilin ki Gezi'de yatan herkes Özgür Özel'in yerine yatıyor. Bunun için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya, mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Tayfun Kahraman partimizin üyesidir, evladı hepimizin evladıdır."

Oysa Taksim Gezi Parkında boş alanda birkaç ağacın kesilip yerine 150 ağaç dikilmesine karşılık başlatılan ve “hükümeti devirme eylemine” dönen ağaçlarla, Yaya Mezarlığında kesilen 8 adet asırlık çam ağaçları arasında ne fark var acaba.

Orada gösterilen ve halen savunulan ağaçlar için gösterilen hassasiyet burada neden gösterilmiyor.

Eğer konu ağaç değilse, Gömeç’te tarihi mi ve tarihi yerleri mi yok etmek.

Mezar Taşı YAPILMIŞ KANUNLAR TEK VATANDAŞLARI MI BAĞLIYOR?

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) 152. Maddenin 1. Fıkrasında “Mala zarar verme

suçunun; (a) bendinde “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında” ve (c) bendinde “Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında, İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” denmektedir.

Cumhur İttifakı 31 Mart’a hazır Cumhur İttifakı 31 Mart’a hazır

Ve yine aynı kanunun 153. Maddesi olan “İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme Madde” (1) fıkrasında, “İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” derken  (2) fıkrada ise; “Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” denmektedir.

Yine aynı maddenin  (3)fıkrasında ise “Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.”